AKP’nin son umudu: SİHA’lar

Gerilla karşısında Kobra helikopterleri, tanklar, savaş uçakları, füzeler gibi son teknolojik silahlarla sonuç alamayan ve çaresiz kalan Türk devleti bu kez umudunu SİHA’lara bağladı

 

 

 

DİYAR DENİZ

Kürt Özgürlük Gerillası karşısında, Türk ordusunun başarısızlığını telafi etmek isteyen hükümetler milyon dolarlık teknolojik silahlar ile sonuç almayı planladı. Bugün de gerillaya karşı savaşamayan orduya moral vermek isteyen AKP, tüm umudunu Silahlı İnsansız Hava Araçları’na (SİHA) bağlamış.

 

1984 yılından beri Kürdistan’da amansız bir savaş yaşanıyor. Türk devletinin imha ve inkar saldırılarına karşı Kürt Özgürlük Gerillaları da bir direniş mücadelesi veriyor. Türk devleti gerillayı tasfiye etmek için bu savaşta her türlü teknolojiyi devreye koydu. Her dönem kullanılan yeni teknolojik silahlar Türk devletinin ve ordusunun umudu olurken, Kürt gerillası da kazandığı savaş tecrübeleri ile yeni tekniği boşa çıkardı. Bugün de AKP hükümetinin umudu olan SİHA’lar (Silahlı İnsanız Hava Aracı) yine gerilla tarafından boşa çıkarılıyor. Gerillayı bitirme sözleri ile operasyonlar başlatan Türk ordusu Serhat, Botan, Zagros, Amed başta olmak üzere bir çok yerde gerilladan ağır darbeler aldı.

 

 

Kobra helikopterleri ile özel savaş

1991-1992 kışında dönemin başbakanı Süleyman Demirel’di ve TC devleti ilk defa Kobra tipi helikopterler satın aldı. Türk devleti, aynı yılın kışında aniden gerillanın hakim olduğu Besta, Botan, Çırav, Amed ve bir çok alana yönelik yoğun saldırılar düzenlemnledi. Kobra helikopterlerlerinin saldırılarında  gerilla bazı kayıplar da verdi. Gerillaların çok kayıp verdiğini servis eden dönemin devlet yetkilileri “Artık PKK bitti! Kobraları aldık, Kobralar üzerlerine gidiyor tek tek onları vuruyor ve kimse artık hareket edemiyor. Artık PKK efsanesi bitti” sözleri ile özel savaş yürüttüler.

 

1991 yılından ’93 yılına kadar TC devleti bu propagandalar ile askeri gücüne moral vermeye ve toplumun gözündeki gücünü arttırmaya çalışmıştı. Gerilla, o dönemde kışın zor koşullarına rağmen TC devletinin aldığı yeni teknolojiye karşı kısa bir sürede pratik tedbirler geliştirmiş, hareket tarzında değişikliklere gitmiş ve milyon dolarlık bir teknolojiyi boşa çıkarmıştı.

 

 

Lazer güdümlü Alman tankları

TC devleti aldığı Kobra helikopterler ile gerilla direnişini kıramamış ve yeni bir arayış içerisine girmişti. 1993 yılının sonbaharında tankların ve farklı silahların üzerine termal sistemli kameralar yerleştirerek gerillalara karşı bu sefer farklı bir teknik ile saldırmayı ve yok etmeyi planlamıştı. 1995 yılında Alman devletinden alınan Leopard tankları üzerine termal kameralar yerleştirilmişti. Hakim tepelere ve gerillanın geçiş noktalarının karşısına yerleştirilen bu tanklar ile gerillaya darbe vurmak isteniyordu. Bu dönemde belirli yerlerde gerilla kayıpları yaşandı. Bunu yine propaganda malzemesi haline getiren TC devlet yetkilileri “Kimse bizi yenemez, kim nerde olursa olsun hareket ettiği gibi onları vururuz, onları tasfiye edeceğiz, kimse askerlerimizin karşısında duramaz” sözleri ile yine toplumu kandırmaya ve iktidarlarını özel savaş yöntemleri ile sürdürmeye çalışmışlardır. Yeni geliştirilen bu teknolojiye karşı da gerilla yakın bir dönemde pratik tedbirler geliştirmiş ve yine TC devletinin zafer hayallerini suya düşürmüştü.

 

 

Savaş meydanında işler farklı yürüyor

Nasıl ki Erdoğan şimdi SİHA (Silahlı İnsanız Hava Aracı)’ların propagandasını her gittiği yerde yapıyorsa, o dönem de Tansu Çiller Kobraların ve tankların propagandasını yapıyordu. O dönemin yeni teknolojisiyle gerillayı bitireceğini söylüyor ve toplumu buna da ikna ediyordu. Ama savaş meydanlarında işler farklı yürüyordu. Türk devlet yetkililerinin söylediğinin aksine savaş alanında gerilla yine kendi üstünlüğünü ortaya koyuyordu.

 

Gerilla savaştaki esnekliğini o dönemde göstermiş, hareket tarzında değişiklikler yaparak, propagandası çok yapılan tekniği de boşa çıkarmıştı. Günümüzde Kobraların ve tankların etkinliğinden bahseden kimse var mı acaba? Hayır, çünkü gerilla kısa sürede kendini savaşın yeni tekniğine göre adapte etmişti. Yıllardır tank saldırıları ile yaşamını yitiren gerilla sayısı yok denecek kadar az. Kobra helikopterleri de kolay kolay gerillanın bulunduğu alanlara giremiyor.

 

 

Çaresiz kalan TC, NATO’ya koştu

TC devleti sonuçsuz kalınca yine çareyi NATO ülkelerine yakınarak bulmaya çalıştı ve “PKK karşısında zorlanıyoruz, PKK Ortadoğu’da yeni bir atılım yaratmaya çalışıyor, NATO ülkeleri bize yardım etmelidir…” söylemleri ile gerilla karşısında çaresizliğini kabul etmişti. NATO ülkeleri TC devletinin siyasi, askeri ve teknik destek isteklerini gözden geçirmiş ve gerilla hareketinin kendileri için de risk olarak gören bu ülkeler gerillayı tasfiye ederek, özgürlük mücadelesinin tarihe mal olmaması için, 1998’in Ekim ayında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a karşı Uluslararası Komplo’yu geliştirdi ve 15 Şubat 1999’da komplovari bir şekilde Abdullah Öcalan esir düşürülüp, TC devletine teslim edildi.

 

 

Gerillanın 1 Haziran Hamlesi

TC devleti artık gerilla hareketinin tamamen biteceği hesaplarını yapmış ve zafer sarhoşluğuna bürünmüştü. Gerilla 1 Haziran 2004’de savaşı daha da geliştirmiş, yeni hamle geliştiren gerilla karşısında şaşkına dönen ordu ve devlet yetkililerinin tüm tasfiye hesapları boşa çıkarılmıştı.

 

Yeni bir hamle sürecine başlayan gerilla, 2007 yılında Hakkari’nin Oremar (Dağlıca) Komando Taburu’nu kuşatmış ve Şırnak’ta büyük eylemler yapmıştı. Gerçekleşen bu eylemlerde Türk ordusu ağır kayıplar vermiş ve bir çok asker de gerilla tarafından esir alınmıştı.

 

 

İHA’lar devrede

Gerilla karşısında başarısız olan Erdoğan hükümeti, 5 Kasım 2007 tarihinde büyük bir heyet ile Erdoğan’ın öncülüğünde ABD’ye gitmişti. PKK’nin kendileri üzerinden büyük bir tehlike olduğunu söyleyen hükümet, gerillanın tasfiyesi için Güney Kürdistan’a girme onayını ABD’den almaya çalışmıştı. Dönemin ABD Başkanı George Bush, “PKK, ortak düşmandır, fakat PKK’ye karşı büyük bir operasyona ihtiyaç yoktur ve size askeri teknoloji yardımı yaparak PKK’yi bitirmenize yardım ederiz” diyecekti.

 

ABD bu dönemde insansız hava araçlarını TC devletine vermiş, orduyu bu konuda eğitmişti. O döneme kadar Ortadoğu’da İsrail’in dışında bu teknoloji hiçbir ülkenin elinde yoktu. Peki neydi bu yeni teknoloji? İnsansız Hava Araçları(İHA); havadan keşif yapacak, koordinatları belirleyecek ve savaş uçakları belirlenen noktalara saldırı düzenleyecekti. O döneme kadar dünyada sadece 6 devletin elinde bulunan bu teknoloji, Türk devletine de verilmiş ve gerilla hareketinin tasfiyesi amaçlanmıştı.

 

 

Zap operasyonu ordu için çok ağır bir darbe oldu

Dönemin Türk Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt; “Artık PKK bitecek! PKK’nin tüm üslenme noktaları bizim için BBG (Biri Bizi Gözetliyor) evi gibidir” demişti. BBG o dönem Türk televizyonlarında yayınlanan bir yarışma programı idi. Yani bu evlerde kimse gizli saklı kalamaz herkesin her hareketi görülür. Yine Yaşar Büyükanıt; “Kandil, Behdinan artık bizim için böyledir. Artık PKK bitti, sonu geldi” propagandasını yapmıştı. Kendi yaptıkları propagandaya inanan hükümet ve ordu bu hırs ile 2008 yılının Şubat ayında Zap alanına dönük sınır ötesi operasyonunu gerçekleştirmişti. Zap’a girerek sonuç almak isteyen ordu, gerillanın büyük direnişi ile karşı karşıya kalmıştı. Zorlu kış şartlarına ve engebeli arazi yapısına rağmen, insansız hava araçlarını kullanan orduya karşı büyük bir savaş veren gerilla burada orduya ağır kayıplar yaşatmıştı. Zap’taki yenilgi, ordunun otoritesini zayıflatmış ve hükümetin de artık siyasette kullanacağı bir şeyi kalmamıştı. Ordu ve devlet yetkilileri her şeyin salt askeri teknolojiden ibaret olmadığını anlamış, insan iradesinin ve inancının neler yapabileceğini tüm devlet yetkilileri bir kez daha görmüştü.

 

 

Şimdi de SİHA’lar devrede

Aradan geçen on yıllık süre zarfında insansız hava araçları ile gerillayı tasfiye etme planları tutmamış, gerilla stratejik ve taktiksel olarak geliştirilen her teknolojiye karşı kendisini yenilemiş, geliştirmiştir. Bugün de aynı durumu yaşamaktayız. Son bir yıldır insansız hava araçlarına silah monte eden TC ordusu bununla yoğun bir propaganda yürütmektedir. “Artık SİHA (Silahlı İnsansız Hava Aracı)’lar geliştirildi, SİHA PKK’ye fırsat vermiyor eylem yapsın, barınma yerlerinden çıkamıyorlar” vb. propagandaları yapıldığı zaman insanın aklına 1991, 1993 ve 2007 yılları gelmektedir. O dönem de yine böyle söylenmişti. Bir yıldır bu silah kullanılıyor, bu yıl içinde neler oldu?

 

 

Soylu kendini inandırmış

Son bir yıla bakıldığında, gerillanın direnişi geriye düşmemiş, gerilla kullanılan tekniğe karşı yeni tedbirler geliştirmiş ve bu çerçevede TC devletinin düşündüğü gibi bir sonuç ortaya çıkmamıştır. Bir AKP’nin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “2017 yılının Nisan ayına kadar kimse PKK’nin ismini ağzına almayacak, çünkü PKK bitecek” demiştir. Yani bu söylemlere göre gerillanın çoktan bitmesi ve tasfiye olması gerekirdi. Fakat Yaşar Büyükanıt gibi “tecrübeli” komutanlarından ders çıkarmayan hükümet yetkilisi, bir kez değil defalarca bunu tekrarlamıştı. SİHA’lar ile gerillayı bitireceğini kendisini de iyice inandırmıştı. Artık bu sözleri değil de biraz ders çıkarmış bir yetkili gibi konuşmaya başlayan bu devlet yetkilisi; “PKK’ye karşı 20 Kasım’a kadar operasyonlarımız sürecek, fakat onlar da bazı eylemler yapabilirler” demişti.

 

 

Boşa çıkan milyon dolarlık teknolojiler

Gerillanın geliştirilen bu tüm teknolojiye karşı gerçekleştirdiği direnişi her gün izlemekteyiz. Nasıl ki 1991,1993 ve 2007’de gerillaya karşı geliştirilen her türlü teknolojiye karşı, gerilla hareket tarzında ve savaş taktiğinde değişikliğe gittiyse, aynı şekilde yeni geliştirilen teknolojiye karşı da tarzında değişiklikler yaparak milyon dolarlık askeri teknolojiyi boşa çıkardığını görmekteyiz.

 

TC ordusu 2016’ın yaz aylarından itibaren gerillaya karşı SİHA’ları kullanmaktadır. Son bir yılın savaşına ve gerilla eylemlerine bakıldığında çok büyütülüp özel savaş malzemesi haline getirilen SİHA’lara karşı gerillanın tedbirler geliştirdiğini görebilmekteyiz. Artık eylem yapamayacaklar barınma yerlerinden çıkamayacaklar, propagandalarının boşa çıktığını görebilmek için son bir ayda ordunun verdiği kayıplara bakmak yeterli olacaktır.

 

İktidarda bulunan her hükümet gibi AKP hükümeti de kendisini ayakta tutabilmek için gerillaya karşı yeni askeri teknolojiler elde ederek tasfiye propagandalarını geçmiş hükümetler gibi sürekli bunu canlı tutmaya çalışmaktadır.

 

Yıllardır askeri teknolojisini konuşturan Türk devleti gerillayı tasfiyeyi başarması bir yana her gün ağır darbeler yemektedir. Öyle anlaşılıyor ki Türk devletini bu sefer alacağı askeri teknolojiler de kurtaramayacak.

50

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir