Türkiye Batı’nın “uyuyan adamı” ya Kürtlerle birlikte ya da hiç!..

Meğer tenekeler filan değil, Erdoğan “yorgunmuş”. Ukrayna Devlet Başkanı’nın masaya vurarak uyandırmaya çalıştığı görüntüleri, ben şahsen gülerek izlemedim. Görüntülerdeki hazin manzara bana Türkiye’ye bütün dünya, “Avrupa’nın ya da Batı’nın hasta adamı” değilse de “uyuyan adamı” gözüyle baktıklarını anlattı.   Türkiye iki küresel güç arasındaki dengelerle oynamaktan “yorgun” düştü. Sadece Erdoğan değil, Belediye Başkanlarıyla, milletvekilleriyle ve AKP örgütleriyle bir bütün halinde AKP sistemi artık “yorgun.”   Tehlike çok ciddi. Bu yazı…

Saray rejimi hapı yutuyor gayret devrime kalıyor!..

VEYSİ SARISÖZEN Türk devleti çok çürük bir ipte cambazlık yapıyor.   Bütün mağlupların yaptığı gibi.   Erdoğan rejimi Irak ve Suriye savaşında mağlup oldu. Şii Irak merkezi yönetimine ve Alevi Suriye yönetimine karşı içinde DAİŞ’in de yer aldığı Sünni liderliği ile bölgesel emperyalist amaçlarına ulaşmak için girdiği savaşta mağlup olunca, teslim bayrağını çekti ve Rusya’nın, İran’ın ve Suriye’nin saflarında eski ortaklarına karşı savaşmak zorunda kaldı.   Bu iflastır.   Eski…

Amed’de işgal ve kayyum Cerablus’ta işgal ve vali

İki gün önce, yani 22 Ağustos 2017 tarihinde Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık kabak tadı veren “Muhtarlar” toplantısında söze “her tarafı mezar yaparız” diye başladı.   Sözlerine aklın, mantığın, sağduyunun alamayacağı “itiraflarla” devam etti.   Okuyalım: “Şu anda Fırat Kalkanı harekatıyla, Suriye’nin Kuzeyi’nde, biliyorsunuz, iki bin kilometre karelik alan bizim kontrolümüzdedir.”   Bu tarihi “itirafı” daha beter bir “tarihi itiraf” izliyor. Yine okuyalım:   “Ve orada bizim şu anda görevlendirdiğimiz bir…

‘Üç erkten’ yargı çöktü darısı diğerlerinin başına

AKP’nin “yargı duvarı” görünüşte pek “muhkem”. Çelik putrellerle örülmüş, beton dökülmüş. İçine girdin mi, yandın. Çıkış yok. Medet yok. Gökyüzü yok. İnsaf yok. Yok oğlu yok.   Yıkılmaz gibi görünen saray “yargısı” rejimin en büyük gücüdür. Dev gibidir. Korkutucudur.   Düşünün şimdi bu yargının “betonarme” labirentlerinde, Türk ordusunun generalleri yollarını şaşırmıştır. Polis şefleri bitiktir. Müsteşarlar, Valiler, Kaymakamlar, Elçiler, büyük şirketlerin Genel Müdürleri, milyarlık sermayelerin sahipleri birkaç metrekarelik alanda “volta” atmaktan…

Ya Saray’ın mukimi değişecek Ya da Saray ‘sele’ kapılacak!..

Kılıçdaroğlu, “bizi protesto edenleri de selamlayacağız” filan derken, TBMM Darbeyi Araştırma Komisyonu, tamamlanmış rapora, “Adalet Yürüyüşünden sonra”, bir ekleme yaptı ve CHP’yi, liderini “darbeci” ilan etti. Bunu da Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na “sokağa bile çıkamayacaksın” tehdidinin gereği olarak yaptı.   “Adalet Yürüyüşü”ne hazırlıksız yakalanan Saray, şimdi toparlandı ve karşı saldırıya geçti. Suçlamalar çok tehlikeli. Şimdi başlayan bu saldırı, kartopu gibi, yokuş aşağı hızla yuvarlanırken, sanılandan çok daha yıkıcı sonuçlar doğuracak. Bir avuç…

PYD ABD’ye rağmen yürür ABD Rojavasız yürüyemez

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’de sus pus otururken, hiç bir TV ekranında boyuna posuna rastlanmazken, birden bire Rus RT ekranlarında boy gösteriverdi. Röportaj incir çekirdeğini doldurmayacak ölçüde renksiz, iddiasız ve içerikten yoksundu. Okuyan Gül’ü Erdoğan’ın Rusya’daki konsolosluğunda çalışan kavaslardan biri sanabilirdi.   Öylesine yavandı yani.   Mesela şöyle dedi: “Biz Kürtlere karşı değiliz, PKK’li gruplara karşıyız.” Ama daha dün “Biz Suriye’ye karşı değiliz, Esed’e karşıyız” diyen siz değil miydiniz? Ruslar…

Eğer AKP iç savaş çıkarırsa ulusalcı kimle birleşecek?

Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan yazılar şu sıralar ilgimi fazlasıyla çekiyor.   Aydın Engin’in yazısından övgüyle söz etmiştim. “Maltepe’den Edirne’ye yürüyüş” önerisini, ülkenin iki yakasını birleştirecek bir “zamk” imali olarak görmüştüm.   Bugün de Orhan Bursalı’nın yazısından söz edeceğim. Bir kaç gündür, çok önemli bir sorunun “yanıtını” arıyor. “Perinçek” kokulu yazılarını elbette biliyorum. Ama sorduğu sorunun önemini bu “koku” bastırmıyor. Şöyle soruyor ve yanıtlıyor:   “Gelecek seçimlerde iktidarın seçimleri kaybetme olasılığı var…

Evet Türkiye’yi bölebilirler, o halde siz birleştirsenize

Gerçek mizahçılar suratsız insanlardır. Gülmezler.   Baş suratsız Aziz Nesin’dir.   İkinci ve üçüncüyü bilmiyorum. Ama iddialıyım. Dördüncü suratsız Aydın Engindir.   Rahmetliyi bir kenara koyalım. Konumuz Aydın Engin.   Aydın Engin mizah öyküleri filan yazmıyor. Ama onun “Tırmık” köşesi, suratsız köşe yazılarına inat “ciddiyetle matraklığın sentezi” olarak karşımıza çıkıyor.   Vaktiyle bir büyük insan, “ciddiyet ahmaklığın maskesidir” demişti. Çok “ciddi” yazıların arasında Aydın Engin “ahmaklığa” meydan okuyor.   Arada…

“Tek kişilik” sarayın programı mı; “Tek kişilik” hücrenin programı mı

Tek adam rejiminin yüzünden Türkiye’nin geleceği artık kesin olarak tehlikeye girdi.   Katar’a asker gönderme kararı, Ortadoğu krizinde sonun başlangıcını işaret etmekte. Generallerinin yarısı mapusanede volta atan, uçağını uçuracak askeri pilot bulamayan, Tendürek’ten apar topar “ricat” edeyim derken, tüm “komuta kadrosunu” tek bir helikoptere doldurduktan sonra düşen mi desem, düşürülen mi bilmiyorum ama, topyekun “kırıma uğrattıran” ve hemen her hafta onar, yirmişer operasyonlarla hapsi boylayan bir orduyu, bilin ki Bahreyn…

Erdoğan devam edecek sonra sıra ona gelecek

Katar krizi Türkiye için büyük bir “alarm”…Çünkü ABD’nin işaretiyle başlayan Katar’a karşı “operasyonun” bütün gerekçeleri, Saray rejimi için de geçerli.   Erdoğan grubu bilindiği gibi Müslüman Kardeşler’le birlikte “Arap Baharı”nda “çiçek açmıştı.” Sisi darbesiyle devrilen İhvancı Mursi, dünyada bir tek Erdoğan tarafından savunulmuştu.   O nedenle Suudi Arabistan’ın öncülüğündeki Arap devletleri Katar’a karşı harekete geçince, AKP zirvesinin benzi sarardı. AKP’nin gerçekçi ve “akli” sözcüsü Ahmet Taşgetiren, önceki gün yayınlanan yazısında,…