Tayyip’le kul arasına kimse giremez! Tayyip Allah’la kulun arasına girer!

23 Kasım 2017… Bundan bir hafta önce… Yer Pekin… Çin’in Merkezi Askeri Komisyonu’nun siyasi bölümünün sorumlusu, General Zhang Yang, yolsuzlukla suçlanınca intihar etti.   İki gün önce ise AKP medyasının en „müptezel“ isimlerinden Ahmet Kekeç, Cemal Süreya’dan mülhem bir çağrı yaptı:   Süreya Özal’a „gel birlikte intihar edelim“ demişti. Kekeç, Kılıçdaroğlu’na „sen de intihar et, ama bensiz“ diye bulaştı.   İş bu noktaya gelince, „intihar“ yöntemi, şahsın kendi pisliğini kendi…

‘Man’ devletinde bir aile: Erdoğan’ın Saray oligarşisi

Adam suçüstü yakalanmış. Tipik bir lümpen gibi kıvırtıyor.   Ona diyorlar ki, sen  „Man“ adında, Türkiye’de hiç kimsenin bilmediği küçük bir ada devletinde yakınların aracılığı ile dümen döndürüyorsun.   Yakayı ele vermiş ya, kıvırtacak.   „Benim yurtdışında bir kuruşum olduğunu söyle istifa edeyim…“   Ne demek bu?   Şu demek: Elindeki muazzam devlet imkanlarını kullanarak „vergi kaçırma devletlerinde“ dümen üstüne dümen çevirtmiş. Ama paraları kendi üstüne almamış…   Paralar kimin…

Üçüncü Dünya Savaşının özgünlüğü ve PKK’nin stratejik gücü

PKK ile ittifak yapmadan ne Rusya Suriye’yi “yeniden inşa” ederek orada üslerini koruyabilir; ne de ABD, PKK ile işbirliği yapmadan Rusya’nın karşısında İsrail’in ve kendisinin çıkarlarını koruyabilir         Rıza Altun, PKK’yi emperyalizmin işbirlikçisi gibi göstermeye çalışanlara gereken yanıtı, büyük bir sabırla, ayrıntılı bir şekilde ve bu ağır suçlamayla eşdeğer olmayan saygılı ve dikkatli bir üslupla vermiş. ANF’de yayınlanan söyleşi “Anti emperyalizm günümüzde nedir, ne değildir” başlığı altında…

Türk generalleri: Uyanık olun ‘Ankesörlü’den uzak durun!

Fehmi Koru, Türk köşe yazarları arasında mutlaka okunmayı hak eden ender yazarlardan birisi. Şu anda çok ince bir tel üzerinde, inanılmaz bir dikkatle yürüyerek Saray’a “muhalefet” ediyor.   Son yazısı savaş üzerine. Koru, bugünkü durumu Birinci Dünya Savaşı’na 37 gün kalan döneme benzetiyor. Katılıyorum.   Yazısının ilk cümlesi şöyle: “Hayatımın hiçbir döneminde şimdi yaşadığım ölçüde derin endişe duyduğumu hatırlamıyorum.”.   Ben bu yazıda Fehmi Koru’nun endişesini arttırmayı düşünüyorum. Tarihten bir…

Dünyayı Sarsan On Gün ve Dünyayı değiştirecek kırk yıl

Bugün Ekim Devrimi’nin 100. Yılı. Çağ değişmişti. Emperyalizm çağının yerini sosyalist devrimler ve ulusal kurtuluş savaşları çağı almıştı. Bu çağ aynı zamanda sosyalizmden komünizme geçiş çağı olarak adlandırılıyordu. Ekim Devrimi, adı üstünde bir “devrim”dir. Yani Leninist devrim teorisine göre “devrim durumu”nun ürünüdür. “Yönetilenler eskisi gibi yönetilmek istememekte, yönetenler de eskisi gibi yönetememektedir.” Ekim Devriminin bütün öyküsü, başarısı, trajedisi ve yenilgisi de işte bu “devrim durumunda” saklıdır.   Her şey John…

Şeddeli faşist diktatörlük nedir? Devlet artı Parti şeddediliğidir

Ben Kılıçdaroğlu’nun öngörülebilir bir siyasetçi olduğunu düşünürüm. Bugün ileri bir adım attığında, arkasında uzlaşıcı bir adımla denge tutturacağını hemen tahmin ederim.   Bu defa samimi olmak gerekirse biraz şaşırdım.   Haberi okuyalım ve sonra konuşalım:   “CHP MYK’nin, basına kapalı olarak gerçekleşen toplantı yaklaşık 3 saat sürdü. Toplantıda, Tezcan’ın “faşist diktatör” sözlerinin ardından yaşanan tartışmalar, üreticinin sıkıntıları ve ekonomi masaya yatırıldı.   Edinilen bilgiye göre; toplantıda Tezcan’a destek veren Kılıçdaroğlu,…

Uzun yolu göze almayanın Yarı yolda nefesi tükenir!..

Barzani bir “ulus devlet” kurulunca “sorunların çözüleceği” vaadiyle halkını aldattı. Çözülemez. “Ulus devlet” kurulduğu gün kendi içinde “yönetenlerle yönetilenler”, “farklı dinler ve mezhepler”, “farklı etnisiteler” arasındaki çelişkilerle halkların zindanına dönüşür       Güney Kürdistan’da olan bitenler, Ortadoğu’nun mazlum halkı Kürtler adına herkes gibi benim ruhumda da derin bir üzüntü ve öfke yaratıyor.   Kapatılan İKYB parlamentosu açıldığı gün Barzani görevinden çekiliyor, çekilir çekilmez KDP’nin silahlı adamları Barzani’nin daha önce…

Demokrasi çoktan sizlere ömür Kemal bey ‘namusu’ kurtarıyor

Bakıyorum “ana akım” medya arada sırada Kılıçdaroğlu’na kapılarını açıyor. Geçen gün CNN Türk’teydi.Duyduğumda beni gülmekten öldüren bir cümle kurdu:   “Ben demokrasinin namusunu kurtarmaya çalışıyorum”… “Demokrasinin namusu”!..     Çok esrarlı bir terim. Yani ortada bir demokrasi var ve fakat onun namusu yok. Birileri demokrasinin namusunu alıp bir yerlere kilitlemiş, bizim Zaloğlu Rüstem taklidi yapan Zavallı Rüstem işte bu “namusu kurtarmaya” çalışmakta. Eğer Ape Musa yaşasaydı, Kılıçdaroğlu’na, “sen demokrasinin namusunu…

“Öcalan’a özgürlük” talebinin Dünya çapında önemi ve anlamı

Avrupa’nın ve dünyanın dört bir yanında milyonlarca Kürdün ve onların dostu güçlerin haftalardır sokaklarda “Öcalan’dan haber” talebi, biliniz ki, hepiniz içindir…       Türkiye Ortadoğu’da konserve edilmiş ya da “mekânsal” bakımdan “bölgesel”, fakat “içerik” bakımından “küresel” karakter taşıyan “üçüncü dünya savaşında” yenik düştü. Bir daha galip gelemez. Önündeki seçenek “parçalanıp dağılmak” ya da “varolanla yetinmek”ten ibaret.   Savaşta “küresel güçlerden” hangisinin zafer kazandığı henüz belli değil. Ama “bölgesel emperyalizm”…

Türkiye Batı’nın “uyuyan adamı” ya Kürtlerle birlikte ya da hiç!..

Meğer tenekeler filan değil, Erdoğan “yorgunmuş”. Ukrayna Devlet Başkanı’nın masaya vurarak uyandırmaya çalıştığı görüntüleri, ben şahsen gülerek izlemedim. Görüntülerdeki hazin manzara bana Türkiye’ye bütün dünya, “Avrupa’nın ya da Batı’nın hasta adamı” değilse de “uyuyan adamı” gözüyle baktıklarını anlattı.   Türkiye iki küresel güç arasındaki dengelerle oynamaktan “yorgun” düştü. Sadece Erdoğan değil, Belediye Başkanlarıyla, milletvekilleriyle ve AKP örgütleriyle bir bütün halinde AKP sistemi artık “yorgun.”   Tehlike çok ciddi. Bu yazı…