Referandum bir süreci bitirdi,yep yeni bir süreci başlattı

  G. Kürdistan da 25 Eylül’ de yapılmış olan referandum sadece bağımsızlığa “evet” demedi. Referandum Irak’ yönetiminin G. Kürdistan üzerindeki vesayetine hayır, bağımsızlığa evet demekle yetinmedi. Aynı zamanda Güneyin federe bir yapıya kavuştuktan sonra Barzani’ nin belirlemiş olduğu kendine özgü stratejiyi de imha etti. Referandum sonrasında gayet net olarak ortaya çıktığı kadarı ile : Barzani’nin dış dinamizm üzerine kurmuş olduğu stratejiyi de yerle bir etti. Şimdi bunu somut verilere dayanarak…

“GÖZ KARARTMA” Zavallılığı

Erdoğan’ın Kürt düşmanlığı iyice başına vurdu. Fırat’ın batısı dedi, doğusu dedi, Membiç’ e girerim dedi, Rakka’ yı işgal ederim dedi, “bir gece ansızın gelebilirim” şarkısını söyledi, İran’ la birlikte ortak saldırı düzenleyeceği beyanında bulundu hasılı kelam Kürtlere yönelik düşmanlık duyguları bir türlü yatışmadı. Birkaç günden beri de Afrin’ i işgal edeceği imasında bulunurken de “gözümüzü karartacağız” diyor. Artık Kürtlerin çetin ceviz olduğunu anlamış ki “gözünü karartmadan” üstüne gidemeyeceğini ifade ediyor….

Kürtler çantada keklik değil – Teslim TÖRE

Bir çok yazar, çizer Erdoğan’ ın eski derin devletin emekli askerlerinden bir savaş aygıtı oluşturduğunu, orduyu zaten Erdoğan ordusuna dönüştürdüğünü bu savaş aygıtı yapılarla Kürtleri hedefe koyduğunu, bu strateji ile MHP ve BBP’ ni çevrim içinde tutacağını, CHP’ yi de bir yerlerinden yakalayarak yedeğe alacağını böylece de iktidarını devam ettireceğini yazıyorlar, TV kanallarında söylüyorlar. Sözcükler tamı tamına böyle değil ama formülasyon aşağı yukarı böyle yapılıyor. Evet Erdoğan’ ın böyle bir…

Afrin’de organize olmuş silahlı eğitimli,oranın gerçek sahibi Halk var!

İnsan “merkez medya, yandaş medya” olarak tanımlanan Erdoğan medyasının, Kemalist medyanın Kürt Halkına, Kuzey, Suriye’ ye düşmanca tavrını anlıyor, yorumlayabiliyor, çözümleyebiliyor. Fakat “bizim” diye sandığımız, “Artı TV.” kanalının, bazı eski diplomat diye nitelenen program yapımcılarının “doçent, doçent yardımcısı, profesör” vb. gibi bazı akademisyen ve gazetecileri, çıkartıp, bilerek ya da bilmeyerek yapmış oldukları moral bozmasını anlayamıyor. “O bölgeyi taş taş bilen, çukur, çukur gören” diye tanıttıkları konuşmacılar “aldı sazı eline” dercesine…

PKK’yi unutan varmı? – Teslim TÖRE

    Süleyman Soylu yıldırım hızı ile İç İşleri Bakanı olurken aynı hızla da hızına uygun demeçler verdi. Verdiği demeçler çok keskin ve kesindi. Kürt sorunu ve PKK konusunda en keskin demeçleri, kadın kılıklı, Süleyman Soylu kafa yapılı, Soylu kadar keskin demeçler veren Çiller : ”ya bitecek ya bitecek” diyor, fakat bitiş tarihi vermiyordu. Soylu Çiller’ i sollayarak bitiş ya da bitireceği tarihi de veriyordu. Bitirme tarihi vermekle yetinmiyor, yanı…

iç ve dış dinamizm erdoğan’ a karşı birleşiyor

    Dünya toplumsal ilerleme süreci kapitalizmin iç başkalaşımı bakımından henüz ideolojik, kuramsal tanımı yapılamamış çok garip değişimler yaşıyor. Sınıf mücadelesi, sınıf mücadelesinin bileşenleri, ittifak, müttefik, devrim, karşı devrim gibi kavramlar, bunların literatürdeki yer ve tanımları “allak bullak oldu” denecek şekilde değişti. Geçen bir yazımda belirtmiş olduğum gibi bölgemiz Ortadoğu’ da : enternasyonal tugaylarla ABD, Rusya, diğer dünya aktörlerinin oluşturmuş olduğu  koalisyon güçleri birlikte aynı saflarda IŞİD’ e karşı savaşıyorlar….

SUR ERDOĞAN IN TARİH DÜŞMANLIĞININ TANIĞI OLARAK KALACAKTIR

    Erdoğan tek başına iktidarına son veren, başkanlığının , yolunu moloz yığını ile kapatan, K. Kürdistan da fili olarak öz ve özerk yönetimin yolunu açan, fili olarak oluşmuş olan öz yönetimi resmileştirebilecek iradenin varlığını dosta, düşmana gösteren  7-Haziran seçimini etkisizleştirmek, “tekrar seçimle” kaybetmiş olduklarını yeniden elde edebilmek için Kürt Halkına savaş açtı. Onlarca yıldır kırsal alanda devam eden ve bir türlü yenemediği, üstesinden gelemediği savaşı şehirlere, sokaklara, mahallelere, evlerin…

DİKTATÖRLÜK KOMEDİSİNİN TRAJEDİK SONA DÖNÜŞMESİNE DOĞRU

    16 Nisan referandumu kararı alındıktan sonra referandum öncesinde ve sonrasında : referandumla Türkiye’ de oluşacak olan toplumsal gelişmeleri yazmaya başladım ve devam ediyorum. Bundan öncekiler ele alınıp, bir bütünlük içinde bakıldığı zaman mevcut yazı ile sürece yönelik bir strateji ve perspektif üretme sürecine girildiği kolaylıkla görülür. Bundan böyle de aynı perspektif üzerinde devam edeceğime kuşku yoktur.  Bu konuda, bu güne kadar yapılmış olan belirlemelerin hiç birisi boşa çıkmadı….

GEMİ KARAYA OTURDU

    16 Nisan referandumu Erdoğan diktatörlüğünün “zor zapt ediyorum” dediği toplumsal desteğini, diktatörlüğe karşı oluşmuş olan toplumsal dirilik, dayanıklılık düzey ve direncini göstermek açısından   benzetmek yerindeyse:  tam bir turnusol işlevi gördü. Referandum :  sonuçları, alınan sonucun biçim ve yöntemleri, Türkiye toplumu, Kürt halkı, toplumsal ilerleme süreci, toplumsal dinamizmin dozu, toplumsal doku ve dengeleri ifade etmekle kalmadı. Erdoğan ve yamağı Bahçeli faşizmine karşı nasıl bir cephenin oluşturulması gerektiğine, Erdoğan faşizmine…

SÖZDE DİKTATÖRLÜKTEN KOMİK DİKTATÖRLÜĞE GEÇİŞ

      16 Nisan referandumu sonrası her şey ve Türkiye’ nin toplumsal doku ve dengeleri yapısal   dinamikleri çok hızlı bir şekilde değişti ve değişmeye devam ediyor. Toplumsal uyanış, diriliş ve evrensel boyuta yükselme, enternasyonal destek bulma süreci adeta roket hızıyla gelişti. Spontane  bir şekilde oluşmuş olan toplumsal kalkışma, son derece hızlı bir şekilde organize olma niteliği kazandı. Toplumsal organize beraberinde son derece mükemmel bir toplumsal bilincin oluşup, gelişmesini sağladı….